Keşfet

Yaş Almak Üzerine Notlar’a ilham olan izler.

Bazı izler notlara sığmaz.

Yaş almak, hafıza, evler, değişen roller ve yeniden başlamak üzerine ilham olan içerikler.

Bir Rüyadan Uyanmak

“Gençlik nedir? Bir rüya. Aşk nedir? O rüyada gördüğün şey.”
Søren Kierkegaard’ın bu kısa ama çarpıcı cümlesi, gençliği hayallerin ve ihtimallerin dönemi olarak tarif eder.
Aşk ise o hayalin içindeki en parlak görüntüdür.

Belki de bu yüzden yaş aldıkça yalnızca gençliğin değil, aşkın da gençlere ait olduğuna inanmaya başlarız.
Oysa değişen şey aşkın kendisi değil, ona bakışımızdır.
Bir zamanlar rüya gibi görünen şeyler yerini alışkanlıklara, sorumluluklara ve gündelik hayatın sessiz düzenine bırakır.

Peki ya sorun gençliğin geçmesi değilse?

Ya rüya gördüğümüzü unutmuşsak?

Belki de bazı insanlar yaş aldıkça daha az uyudukları için değil, daha az hayal kurdukları için uykuyla aralarına mesafe koyuyordur.

Bazı Roller Zamanla Değişir

Asghar Farhadi’nin Bir Ayrılık filmi ilk bakışta bir boşanma hikâyesi gibi görünür. Oysa filmin merkezinde ayrılıktan çok, değişen sorumluluklar vardır.

Nadir, Alzheimer hastası babasına bakmak zorundadır. Simin, kızları için başka bir gelecek hayal eder. Razieh, kendi ailesini geçindirmeye çalışırken bir başkasının bakım sorumluluğunu üstlenir. Film boyunca herkes haklıdır; ama hiç kimsenin omzundaki yük aynı değildir.

Bir zamanlar bize ait olmayan sorumlulukların yavaş yavaş hayatımıza yerleşmesi. Anne babamızın kararlarını sorguladığımız yıllardan, onların kararlarını vermek zorunda kaldığımız yıllara geçmek.

Bir Ayrılık’ın gücü de burada yatar. Film, kimin haklı olduğunu anlatmaz. Hayatın bazı dönemlerinde haklı olmaktan çok, sorumluluk taşımanın belirleyici olduğunu hatırlatır.

Bazı Şeyler Yeniden Başlar

Şükrü Erbaş’ın Ömür Hanımla Güz Konuşmaları şiirinde yaşamak, düz çizgide ilerleyen bir yolculuk değildir. İnsan zaman zaman kaybeder, vazgeçer, geri döner, yeniden başlar.

Şair bir yerde, “Yaşamı düz bir çizgide tutmak tükenmektir.” der. Belki de bu yüzden hayat, değişmeyen bir düzen kurmaktan çok, değişen koşullarla yeniden ilişki kurabilme becerisidir.

Oyunun dışında kalmak değil; değişen kurallarla yeniden tanışmak.

Bir zamanlar kolay gelen şeylerin zorlaşması, bazı rollerin değişmesi, bazı hayallerin yerini başka beklentilerin alması…

Bütün bunlar oyunun bittiğini değil, kuralların değiştiğini gösterir.

Belki de bu yüzden şiirin sonunda şöyle der:

“İçimde bir çocuk, yalın ayak koşuyor yaşlılığa doğru.”

Ve bazen en büyük cesaret, eskisi gibi devam etmeye çalışmak değil; yeni kurallara rağmen, bir çocuk misali oyuna dönmektir.

Daha fazlası için...

Başla

Oku

İzle

Dinle